29 Kasım 2007 Perşembe

sustum.ne desem?sustum

13.11.2007
sen şimdi yoksun. bense ağır yoksunluktayım. sen şimdi yoksun, uzaklardasın. bense ağır can sıkıntısındayım. sen şimdi yoksun. bense ağır yollardayım. gelsene. anlam boşalması yaşıyorum, gerçekten anlam boşalması. yitirdim herşeyi, öylece eşya da, tabiat da, doğa da, kitap da, müzik de anlamsızlaştı artık. kalakaldım. elim, ayağım tutuldu sanki. sen şimdi yoksun. nerdesin ki? aynı göğün altında olmak kesmiyor beni. aksine daha da zorlaştırıyor nefes almamı. yanımda olmanı istiyorum. yanımda. "seninle gezmeliyiz hep ama illa seninle." sen şimdi yoksun. "bir geziye çıkmalıyız ve gezip görmediğimiz her yeri tamamlamalıyız." sen şimdi çöl ortasındasın, akdeniz güneşindesin. sen şimdi en çok da ağır özlemimdesin. uyusam diyorum, uyusam ve uyansam, sen gelmiş olsan. kaç saat uyusam. uyusam uyansam ve sen gelmiş olsan. sen şimdi yoksun. aksine zaman durmuş gibi sanki, ağır saat ilerlemiyor. saaterce tik sesi çınlıyor, sonra saatlerce tak sesi. sanki. sen şimdi yoksun.

19.11.2007
senin gelmen baharın gelmesidir. senin gelmen, kapılarla gelmen, kokularla gelmen, camlarla, kumaşlarla, seramiklerle, baharatlarla; senin gelmen ipek yolunun bana çıkmasıdır. hoşgeldin. işte burada duruyoruz seninle. burada durup bakıyoruz. geleceğimiz yer burasıydı, ya da işte buradan başlıyoruz tekrar. buradan yola çıkıyoruz. hoşgeldin. bunca karmaşa arasında, bunca bombardıman altında, bunca yoğunluğun yanında, senin gelmen, senin olman esastır. içim büyüyor, içim kocaman oluyor. senin gelmen güzeldir. zeytin gibi, deniz gibi, kekik gibi. senin gelmen. ipek ve baharat, ve küçük çakıltaşları gibi. yollardan geçerken biriktirdiğim çakıltaşları. yürürken yerden eğilip aldığım odun parçaları gibi. senin gelmen, toprağın farkında olmak, denizi tamamlamak, geceyi daha iyi anlamak gibi. senin gelmen, işte en nihayetinde insanın kendine dokunması gibi.

21.11.2007
eyvallah. herkese eyvallah. derin bir durum. kimilerine, kimi durumlara, kimi hallere eyvallah o zaman. olgunluk. hmmm, belki. zor eyvallah demek. eyvallah'ı yakalamak da zor. eyvallah'ı yaşamak da. ama varınca oraya, sanıldığının aksine, özgüveni artırıcı bir hal. ve duruş. eyvallah. benim yolum bana, senin yoluna eyvallah. insanın bakışını netleştiren, görüş açısını genişleten bir durum. uzun bir şiirin peşindeyim gene. yonttukça, kazıdıkça derinleşiyor. kafa yoruyorum çokça, hallere, durumlara, duruşlara. yine sakin değilim şüphesiz. ama benim derdim kendimle. coğrafya, zaman, mekan, algı halleri. kronotop kavramının peşindeyim. siyahiliğin izindeyim de. kelimeler ve şeyler. epi topu kendime çıkacağımı da biliyorum. eninde sonunda. dingin mesela. kendiliğinden ya da. işte sana eyvallah. hepsi birbiriyle akraba bunların, koyun koyuna uyuyorlar. ince misinalarla birbirlerine bağlanmışlar, ya da örümcek ağlarıyla. eyvallah. iyidir eyvallah'ının olması. cebinde, dilinde, elinin altında bir eyvallah her zaman iyidir. sakin tutar seni. nefesli tutar. iyidir, iyidir eyvallah. teslim değil şüphesiz, tamam, peki gibi değil yani. eyvallah'ı diyen de, duyan da, öyle olmadığını bilir, ya da bilsin. eyvallah daha derindedir. başka bir yerden gelir. hem geldiği yer, hem de gittiği, başka bir ses eşiğindendir. bilenler bilir. eyvallah.


enderemiroğlu

0 yorum: